Bakan Yardımcısı Gizligider, İbrice’de ‘Minia Edirne’ maketlerinin suya batırılma törenine katıldı
Törene, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Edirne Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
SUYUN ALTI DA EDİRNE OLACAK
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, suyun altının da Edirne olacağını ifade ederek, “Saros Körfezi dünyada da sayılı, ülkemiz için de son derece önemli bir yer. Son derece mümbit bir yer. Gerçekten doğa harikası bir yerdeyiz. Bu güzel çalışmayı da inşallah beraber yapacağız. Bizim tabii temel görevlerimiz var. Tarım ve Orman Bakanlığı çok geniş bir faaliyet alanına sahip. Topraktan suya, havadan balığa, balıktan diğer hayvan türlerine, insan gıdasına, aklınıza ne gelirse Tarım ve Orman Bakanlığı olarak korumakla ve bu devamlılığı sağlamakla mükellefiz. Bu kapsamda, Su Ürünleri ve Balıkçılık Genel Müdürlüğümüzün çok önemli bir çalışması için buradayız. Biz bunu son derece önemsiyoruz. Zira bunun tecrübe edildiği yerlerde de verimini, bereketini gördük" diye konuştu.

HAYALET AĞLAR TEMİZLENİYOR, BALIKLANDIRMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
‘Sıfır atık vizyonu’ doğrultusunda yürütülen ‘Hayalet Ağ Projesi’ ile su kaynaklarındaki balıklandırma verilerini de aktaran Gizligider, "Bu kapsamda birkaç hususta da size bilgi vermek istiyorum. Mesela tam da Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin öncülüğünde yürütülen ‘Sıfır Atık Projesi'yle birebir örtüşen bir projemiz var, ‘Hayalet Ağ Projesi’. O hayalet ağı son derece önemsiyoruz. Şu anda denize bırakılan ağların ve diğer avcılık ekipmanlarının, özellikle denizaltındaki hayata ciddi bir zararı var. Dolayısıyla bunları toparlamamız gerekiyor. Peki, ne kadar ne yaptık? Bunu da kısaca özetleyeyim size. Şu anda ülkemiz genelinde 991 milyon metrekare alanı taramış durumdayız. Burada 3 milyon 387 bin metrekareden fazla hayalet ağı ve yaklaşık 9 bin adet ağ aracını su kaynaklarımızdan temizledik. Bu bizim için önemli bir başarı. Nasıl bir fayda ettik derseniz, yaklaşık 11 milyon su canlısının kurtarıldığını değerlendiriyoruz. Yine Edirne'mizde bu çalışmanın karşılığı ne derseniz, onu da şöyle özetleyelim. Yaklaşık 15 farklı noktada bu çalışmalar yapıldı. 66 bin metrekarelik sucul alanı taradık ve 6 bin 171 metrekare hayalet ağı temizledik. Keza 54 adet de diğer av aracı dediğimiz ve oradaki hayatı tehdit eden ekipmanları topladık. Bir diğer önemli faaliyetimiz de balıklandırma. Balıklandırma faaliyeti bizim için son derece önemli. Burada bir rakam paylaşayım sizlerle. 2004 ile 2025 yılları arasında Türkiye genelinde 497 milyon adet yavru balığı su kaynaklarımızla buluşturduk. Bu bizim için son derece önemli bir veri. Yine 2026'da da 65 milyon yavru balığı inşallah yine sularla buluşturmuş olacağız. Edirne de bundan önemli şekilde nasibini almış olacak ve 13 milyon yavruyu da Edirne'mizde inşallah balıklandırma çalışmaları kapsamında su kaynaklarımızla buluşturmuş olacağız. Burada sadece bu yıl için söyleyecek olursam, 1,3 milyon yavru balığı su kaynaklarımızla Edirne'de buluşturmuş oluyoruz. İpsala'da önemli bir üretim istasyonumuz var. Bizim için son derece önemli bir merkez. Bu istasyon da 6 milyon sazan yavrusunun bölge illerimizdeki su kaynaklarıyla buluşturulması amacıyla faaliyet yürütmekte" ifadelerini kullandı.

DENİZ ÇAYIRLARI KORUNARAK RESİFLERİN GELİŞİMİ SIKI TAKİP EDİLECEK
Yapılan resif çalışmalarının bilimsel esaslara göre planlandığını dile getiren Gizligider, "Burada deniz canlılarına yeni bir habitat oluşturuyoruz adeta. Yani yeni evler sağlamış oluyoruz. Ve burada bir artış, burada bir bereket bekliyoruz deniz canlıları açısından. Buradan da bir bilgi verelim. Biz bu faaliyete bakanlık olarak 2009 yılında başlamış durumdayız. 82 ayrı lokasyonda 10 bin 187 resif bloğu ve 289 antirol bloğu olmak üzere toplam 10 bin 476 resif bloğu yerleştirdik. Hem kültürel zenginliği suyun altına da taşımış olacağız hem de deniz canlıları açısından yeni bir habitat oluşmuş olacak" dedi.

SAROS’A YAKLAŞIK 20 BİN DALIŞ YAPILDI
Edirne Valisi Yunus Sezer de, İbrice Limanı ve çevresinde yürütülen altyapı ile turizm yatırımları hakkında konuşarak, “Bugün İbrice Limanı'ndayız. Burası, dalış turizmi denince Türkiye'de akla gelen ender merkezlerden bir tanesi. Öncelikle İbrice Limanı'nın altyapısının düzenlenmesiyle başladığımız çalışmalarımızı, bir taraftan da Gökçetepe'yi ve burayı da içerecek şekilde yapay resif çalışmalarını hızlı bir şekilde devam ettiriyoruz. Geçen yıl tank batırılmıştı. Yaklaşık 7 milyona yakın insanın bu tankı internet ortamında ziyaret ettiğini ve yine bu deneyimi yaşamak isteyen binlerce insanın da bu tanka dalış yaptığını biliyoruz. Bu sene, az önce buraya gelmeden önce arkadaşlarımızla konuştuk. 15 bin ile 20 bin arasında şu ana kadar dalış yapılmış durumda” diye konuştu.

SEZONU SADECE DENİZ, KUM VE GÜNEŞLE SINIRLANDIRAMAYIZ
Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, bölgedeki turizm çeşitliliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekerek, şunları söyledi: "Gerçekten çok şükür, güzel ve başarılı bir proje oldu. Sağ olsun Sayın Valim de bunun devamında, birkaç noktaya daha bunları atalım, dedik. Kendisine teşekkür ediyorum. Keşan Belediyesi olarak bizim burada sezonumuz çok kısa. Sadece deniz, kum ve güneş turizmine bağlı kalırsak olmaz. Bu projelerdeki amaç, su altı görselliği de yaratmak. Tabii ki yerel balıkçılığa katkı sunmak, kaçak avlanmayı engellemek ve deniz ekosistemini korumak da hedeflerimiz arasında."

SU ALTINDA CANLI YAŞAMINI HAYATA GEÇİRİYORUZ
Daha önce gerçekleştirilen batık projelerini hatırlatan AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "İbrice Limanı, dünyanın sayılı dalış merkezlerinden biri haline geldi. Yapay resif projeleriyle de hem bölgemizin turizm potansiyelini artırıyoruz hem de su altında, deniz altında canlılığı, doğayı ve doğal yaşamı geliştiriyoruz. Daha önce tabii ki gemimizi batırdık. Uçağımız var herhalde, bir tankımızı batırdık. Sezonun başında da Fatih Sultan Mehmet'i temsilen bir çalışma yapmıştık. Ama bugün gerçekten Edirne denince akla gelen, 'Minia Edirne' dediğimiz projeyle, başta Selimiye Camii'miz olmak üzere Edirne'mizin tarihi eserlerini denizin altına yerleştireceğiz. Tabii bunlar sadece denizin altına bir şeyler batıralım diye yapılan işler değil. Aşağıda canlı yaşamı hayata geçiriyoruz. Ben tabii Su Ürünleri Kanunu'nun ilk imzacısı olarak da bunları görmekten çok memnunum."
Daha sonra Vali Sezer, Bakan Yardımcısı Gizligider’e Selimiye Camisi’nin maketini hediye etti. Hazırlanan minyatürler ise dalgıçlar ve vinç yardımıyla kontrollü bir şekilde su altına indirilerek resif alanına yerleştirildi.

NEREDEYSE BÜTÜN ÜRÜN GRUPLARINDA REKOR BİR ÜRETİM VAR
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, İbrice Limanı’ndaki programın ardından Mecidiye köyünde düzenlenen ayçiçeği hasadına katıldı. Gizligider, biçerdöverin direksiyonuna geçerek, tarlayı hasat etti.
Ebubekir Gizligider, bu yıl rekoltenin tüm ürünlerde rekor seviyede olduğunu kaydederek, "Özellikle bu topraklarda adeta bir laboratuvar gibi üretim yapılıyor. Türkiye'deki üretim çeşitlerinin neredeyse tamamını biz bu topraklarda elde ediyoruz. O yönüyle bizim için son derece kıymetli bir çiftçimizle beraberiz ve bugün hasadına katıldık. Bu yıl şunu söyleyebilirim; neredeyse bütün ürün gruplarında rekor bir üretim var. Gerçekten bereketli bir yıl yaşıyoruz. Gerek yağış, gerek güneşlenme oranı, gerekse toprağın üretimin duyduğu diğer ihtiyaçlar itibarıyla son derece verimli bir sezon geçiriyoruz. İnanıyoruz ki bu bereket üreticinin cebine ve kazancına da yansıyacak. Bizim için son derece önemli olan üretimde sürdürülebilirlik, yani devamlılık dediğimiz asıl meselenin de güçlenmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

