Arama

Dr. Uğur Özdağlı’dan, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü açıklaması

Özel Keşan Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Uğur Özdağlı, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’yle ilgili açıklamada bulundu.

20/11/2025 17:51 | Son Güncelleme : 02/04/2026 08:42 | Okunma Sayısı : 481 | admin


Dr. Uğur Özdağlı’dan, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü açıklaması
ad image

Her gün en az beş çocuğun iş kazalarında yaralandığını ifade eden Özdağlı, “Her ay dört-beş çocuk, çalıştırıldıkları atölyelerde, fabrikalarda, inşaatlarda hayatını kaybediyor. Okul sıralarında oturması gereken yaşlarda binlerce çocuk, ‘eve ekmek götürmek’ baskısıyla büyümenin değil, hayatta kalmanın mücadelesini veriyor. ‘Meslek öğrenecek’ bahanesiyle, en temel hakları ellerinden alınıyor; çocuklukları, eğitimleri ve hayalleri sessiz sedasız yok ediliyor. Bir toplumun en savunmasız kesimlerinin üretim çarkları arasında sıkışması, gerçekte yoksulluğun değil, sömürünün örgütlü hâlidir” dedi.

Uğur Özdağlı, açıklamasının devamında şunları ifade etti: “TÜİK’in 2024 çocuk istatistikleri bu acı tabloyu tüm çıplaklığıyla doğruluyor: 15–17 yaş arası çocukların işgücüne katılma oranı dört yılda yüzde 16’dan yüzde 24,9’a çıktı. Yani her dört çocuktan biri işçi. Bu yaş grubunda 3 milyon 894 bin çocuk bulunurken, 970 bini kayıtlı işçi, buna ek olarak 504 bini MESEM kapsamında patronlara çalışıyor. Böylece resmî çocuk işçi sayısı 1 milyon 474 bine, kayıt dışıyla birlikte 3,5 milyona yaklaşıyor. Sadece dört yılda 377 bin yeni çocuk eğitim sisteminden koparıldı. 2023’te 15–17 yaş arası 13 bin 43 çocuk ‘yaralanma ve zehirlenme’ nedeniyle hayatını kaybetti; kaçının iş cinayetinde öldüğüne dair ise hiçbir veri açıklanmıyor. Bu yalnızca acı bir Türkiye fotoğrafı değil, küresel ölçekte bir anormallik. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre dünyada çocuk işçiliği oranı yüzde 9,7. Avrupa’da yüzde 4’ün altında, OECD ülkelerinde yüzde 2–3 civarında. Sahra Altı Afrika, yoksulluğun en yoğun olduğu bölge olmasına rağmen yaklaşık yüzde 23,9 ile Türkiye’nin oranına ancak yaklaşıyor. Ekonomik büyüme iddiasındaki bir ülkenin çocuk işçiliğinde Afrika oranlarını yakalaması, tek başına bir alarm değil; geleceğe dair kırmızı alarmdır. Yoksulluk çocuk için kader değildir ama bugün Türkiye’de milyonlarca çocuk yoksulluğun yükünü omuzluyor. TÜİK’e göre çocukların yüzde 9,2’sinin yeni kıyafeti yok; yüzde 11,7’sinin iki çift ayakkabısı yok; yüzde 32,3’ü her gün et, tavuk ya da balık tüketemiyor. Her beş çocuktan biri evde ders çalışmaya uygun alandan yoksun; her altı çocuktan biri yaşına uygun kitaba ulaşamıyor. Çocukların yüzde 22,2’si hayatında bir kez bile tatil yapamamış. Bu ülkenin milyonlarca çocuğu yaşamayı değil, idare etmeyi öğreniyor. Bu bir toplumun yaşayabileceği en ağır yıkımdır. Sonra birileri ‘daha çok çocuk yapın’ diyor. Ama kimse şu soruyu cevaplamıyor: Daha çok çocuk doğsun da ucuz iş gücü artsın diye mi, yoksa Cumhuriyet’in hedeflediği gibi eğitimli, özgüvenli, çağdaş bireyler yetişsin diye mi? Çocuk sayısını artırmak kolaydır; çocuklara insan onuruna yakışır bir yaşam sunmak irade ve sorumluluk ister. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti gençlere emanet ederken; bilimin rehberliğinde yetişmiş, donanımlı, özgür ve üretken bir gençliği hayal etti. Boğaz tokluğuna çalışan, iş kazalarında ölen, yorgunluktan hayal kurmaya bile vakti olmayan bir kuşağı değil. Bugünkü tabloyu görse yalnızca çocukların yaşadığı acıya değil, yetişkinlerin sessizliğine de yüreği sızlardı. Bir ülke çocuklarını koruyamadığı gün geleceğini kaybeder. Her yaralanan çocuk yalnızca bir iş kazasının değil; devlet sorumluluğunun ve toplumsal vicdanın çöküşünün kanıtıdır. Kaybettiğimiz her çocuk yalnızca bir can değil; ülkenin yarınından eksilen bir umuttur. Çocuk işçiliğini normalleştiren değil, çocukluğunu koruyan bir ülke mümkündür. O ülkeye giden ilk adım susmamak, görmezden gelmemektir. Çocuklar emek gücü değildir. Çocuklar iş değil, eğitim görür. Çocuklar makineye değil, hayallere aittir.”

Etiketler : çocuk hakları upur özdağlı doktor açıklama haber
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

‘Aşk-ı Memnu: Hatıran Bende Saklı’ oyun sahnelendi

‘Aşk-ı Memnu: Hatıran Bende Saklı’ oyun sahnelendi

Keşan Belediyesi tarafından çocuklara umut olmak amacıyla düzenlenen sosyal sorumluluk projesi kapsamında sahnelenen ‘Aşk-ı Memnu: Hatıran Bende Saklı’ adlı tiyatro oyunu, dün izleyiciyle buluştu.

4 gün önce
Keşan’da iyilik sahneye taşınıyor; tiyatro bileti bağışla alınacak

Keşan’da iyilik sahneye taşınıyor; tiyatro bileti bağışla alınacak

Keşan Belediyesi kültür ve dayanışmayı bir araya getiren anlamlı bir etkinlik hayata geçiriyor. Çocuklara umut olmak amacıyla düzenlenen sosyal sorumluluk projesi kapsamında, vatandaşlar bağış yaparak tiyatro keyfi yaşayacak.

6 gün önce
Uzm. Dr. Uğan, tüberküloz hastalığı hakkında bilgilendirdi

Uzm. Dr. Uğan, tüberküloz hastalığı hakkında bilgilendirdi

Özel Keşan Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. M. Harun Uğan, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

1 hafta önce
Yorumlar

ad image