KÖŞE YAZISI - Gazeteci Ünsal Yücel yazdı: Fazla tevazunun sonu vasat adamdan nasihat dinlemektir
Bir 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü daha geride bıraktık. Kutlamalar, kahvaltılar, yemekler vs. Gazetecilerin bir gün olsa da hoşlanması güzel bir duygu tabi. Ancak bir program yapıldı ki, programdan çok çıkıp gazeteciler adına sözde konuşma yapan birisi daha fazla dikkat çekti. Program, Keşan Belediyesi’nin gazetecilere verdiği kahvaltı. Sağlık sorunum nedeniyle hastaneye gitmiş olmamdan dolayı kahvaltıya katılamadım. Kahvaltıda gazeteciler adına konuşma yapan ise sözde gazeteci-yazar aslında emekli öğretmen ve Eski Demokratik Sol Parti (DSP) İlçe Başkanı Cavit Deniz. Bende yaptığı konuşmayı belediyenin bize mail olarak gönderdiği belediye bülteninde okudum. İlk okuduğumda gerçekten şaşkınlık yaşadım. Kendisi konuşmasında şu sözleri sarf etmiş; “Sayın belediye başkanımızın duyarlı davranışı sayesinde bugün bir aradayız. Ancak burada bir araya gelme konusunda, bugün biraz zaafları olan bir kitle izlenimi edindim. Şunun açıkça söylenmesi gerekir; ne yaşanırsa yaşansın, günün sonunda kabak gazetecinin başına patlar” Ben bunu tamamen talihsiz bir açıklama olarak görüyorum. Sırf belediye başkanı veriyor diye kimse o kahvaltıya katılmak zorunda değil. İnsanların bir işi çıkabileceği gibi muhalefet olduğu için de katılmayabilir. Bu en doğal haklarıdır. Kimseyi zorla programa getiremezsiniz ya da gelmediği içinde eleştiremezsiniz. Ben 20 yıl bir fiil bu işi yapmış, Cumhurbaşkanlığı Sürekli Basın Kartı sahibi bir gazeteciyim. Daha önce hiçbir programda sözde bizler adına konuşarak bu cümleleri sarf eden biriyle karşılaşmadım. Öncelikle sormak isterim Sayın Cavit Deniz ne zaman gazeteci, ne zaman yazar oldu? Bizim adımıza konuşmak size mi düştü? Bazı gazetecilerin kahvaltıya katılmamasını sorgulamak size mi kaldı? Amacınız Mehmet Özcan'a mı yaranmak? Amansızca savunmak mı? Yoksa daha da kötüsü bu sözleri söylemeniz size daha önceden mi tembihlendi de mikrofon bilerek elinize verildi? Orada konuşabilecek daha kıdemli gazetecilerde vardı. Cavit Deniz'in bu talihsiz konuşmasını yaşına ve siyasi görüşüne veriyorum. Ama söz ağızdan bir kez çıkar Sayın Deniz. Kimseyi töhmet altında bırakamazsınız. Katılmayan tüm meslektaşlarımın da benimle aynı fikirde olduğuna eminim. Son sözüme gelecek olursak İbn-i Haldun’un dediği gibi; “Fazla tevazunun sonu vasat adamdan nasihat dinlemektir”