Zafer Partisi Keşan’dan 19 Mayıs mesajı
Gümülcineli ve Bayır, mesajda şunları kaydetti: “19 Mayıs 1919 yalnızca Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı değil, Türk milletinin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya ilan ettiği kutlu dirilişin ilk adımıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak yaktığı bağımsızlık meşalesi, milletimizin esareti kabul etmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. O gün başlayan mücadele yalnızca bir savaş değil; Türk milletinin onurunu, vatanını ve geleceğini koruma mücadelesi olmuştur. Türk milleti imkânsızlıklara rağmen birlik olmuş, işgale boyun eğmemiş ve bağımsızlığını canı pahasına savunmuştur. Atatürk’ün Türk gençliğine armağan ettiği bu büyük bayramın yıl dönümünde ise ülkemizin en büyük sorunlarından biri, gençlerimizin içine itildiği umutsuzluk ve çaresizliktir. Yıllarca emek vererek eğitim hayatını sürdüren, ailesinin ve kendi geleceğinin yükünü omuzlarında taşıyan gençlerimiz ne yazık ki hak ettikleri yaşam koşullarına ulaşamamaktadır. Üniversite okumak artık tek başına bir gelecek garantisi olmaktan çıkmış; gençlerimiz eğitim hayatları boyunca barınma sorunlarıyla karşı karşıya kalmış, kalabalık ve yetersiz koşullardaki yurtlarda yaşam mücadelesi vermek zorunda bırakılmıştır. Güvenli barınma ve sağlıklı yaşam koşulları gibi en temel haklar dahi tam anlamıyla sağlanamamaktadır. Tüm bu zorluklara rağmen eğitimini tamamlayan gençlerimizi bu kez işsizlik gerçeği beklemektedir. Diplomalı işsiz sayısı her geçen gün artarken gençlerimiz ya kendi alanlarında iş bulamamakta ya da düşük ücretlerle, güvencesiz ve sigortasız çalışmaya zorlanmaktadır. Asgari ücretin altında çalıştırılan, emeğinin karşılığını alamayan büyük bir gençlik kitlesi oluşmuştur. Bu durum yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal kırılmadır. Umudunu kaybeden gençler ya yurt dışına gitmenin yollarını aramakta ya da yanlış yönelimlere sürüklenmektedir. Beyin göçü artık istisna değil, neredeyse bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu ülkenin yetişmiş insan gücü başka ülkelerin kalkınmasına katkı sağlarken kendi ülkesinde değersiz hissetmektedir. Öte yandan istihdam politikalarındaki plansızlık ve denetimsizlik toplumda ciddi rahatsızlıklar oluşturmaktadır. Özellikle insan hayatını doğrudan etkileyen alanlarda görev alacak herkes için liyakat, şeffaflık ve denetim vazgeçilmez olmalıdır. İktidar ise ne yazık ki bugün gençlerin geleceğini ve ülkenin yarınlarını öncelemek yerine kendi konforunu ve çıkarlarını önceleyen bir anlayışla hareket etmektedir. Gençlerimiz geçim derdiyle boğuşurken, işsizlikle mücadele ederken ve gelecek kaygısı yaşarken bu sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine günü kurtaran politikalar tercih edilmektedir. Bu anlayış milyonlarca gencimizi umutsuzluğa sürüklemekte ve ülkenin geleceğini tehlikeye atmaktadır. Bizler açıkça ifade ediyoruz: Bu ülkenin gençleri sahipsiz değildir. Öncelik kendi gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine verilmelidir. Gençlerimizin emeğini değersizleştiren, onları umutsuzluğa iten hiçbir düzen kabul edilemez. Devletin asli görevi gençlerine güvenli bir yaşam sunmak, nitelikli eğitim sağlamak ve mezuniyet sonrası adil, liyakat esaslı bir istihdam ortamı oluşturmaktır. Gençlerimizin hakkı olan bu temel koşullar sağlanmadan güçlü bir gelecek inşa edilemez. Unutulmamalıdır ki umudunu kaybetmiş bir gençlik, geleceğini kaybetmiş bir ülke demektir. Ancak doğru politikalar, adil uygulamalar ve kararlı bir yönetim anlayışı ile bu gidişatı tersine çevirmek mümkündür. Gençlerimizin umutla, güvenle ve onurla yaşayabildiği bir Türkiye mümkündür ve bu bir tercih değil zorunluluktur. 19 Mayıs aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum günü olarak kabul edilen, Türk gençliğine emanet edilmiş kutlu bir gündür. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde söylediği gibi: ‘Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’ Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz. Ne Mutlu Türküm diyene!”